kötü ve çekici olan insanlar sadece filmlerde olur zaten(: bunun gerçek hayatta da devam etmesi pek mümkün değil. bu yüzden hiç konuşamasada murat haklıydı.
kötü insan tanımını yaparken olaya hangi taraftan baktığımız önem kazanır yani objektif değil subjektif bir değerlendirmedir. kötüyü tarif ederken hukuk neden var? hapishaneler neden var? dersek bu subjektifliği katmerlemiş oluruz. Kötüyü hukuk belirliyorsa Türkiye' de soykırım var diyen kötüdür, Fransa' da ise yok diyen. Kötüyü kendinden başka kimsenin iyiliğini düşünmeyen insan kötüdür demek de subjektif bir bakış açısıdır. Ben herkesin tek ve diğerlerinin benim yansımam olduğu gibi bir düşünceye sahip olabilirim. O zaman kendini düşünmek kötü insan işi değil akıllı insan işi diyebilirim. Hatta kuantum mekaniğinden ilham alarak tüm canlılar, tüm atomlar aslında bir ana parçayı oluşturur. Hepimiz tekiz, birbirimizden farklı değil birbirimizin parçalarıyı desem olay daha da karışır. Sonuç olarak özetlersem 'kötü iyi olabilir mi?' gibi bir tartışma ortamı olacaksa bunu hangi temeller üzerinden tartışacağımızı önceden belirlemeliyiz. Demeliyiz ki 'günümüz toplum ve hukuk kurallarına göre Türkiye' de' gibi bir detay vermeliyiz. Yani zamanı, mekanı ve kuralları belirlemeliyiz. Fakat bunu da yaptığımız zaman zaten iyinin ve kötünün ne olduğuna karar verildiği için kimsenin 'kötü iyidir' i kanıtlama imkanı olmaz. Bu sebeple bu tartışma çok geniş açılı bir perspektiften ele alınmalı. Eğer bu tip çok geniş açılı, zamandan, mekandan, toplumlardan ve kurallarından bağımsız bir tartışma sonucu kötü ile iyi yer değiştirebilir. Örnek olarak şu an tüm modern toplumlarda insan öldürmek kötü bir durumken, başka bir zamanda ve mekanda bu insanın öz niteliklerinden olabilir. Hatta yüzyıllar öncesine dönersek öldürmeyen insanın cesaretinin sorgulandığı toplumlar görebiliriz. Nasıl ki aslan ceylanı yediği için kötü değilse, tarih bir dönem insanın insanı öldürmesinin de insanlığa ait olduğunu yazdı ve ilerde tekrar olmayacağını bilmemiz imkansız. Kurallar iyi ile kötüyü ayırmak için değil göreceli olarak da olsa toplumsal düzeni sağlamak içindir. En basitinden şu an hayvan yiyen insan kötü addedilmezken belki ileride yaşayacak toplumlarda bu kötülüğün mihenk taşı ilan edilebilir. Hatta insan öldürmek normalleşirken, hayvan öldürmek anormalleşebilir. Biliyorum bu ütopik bir düşüncedir ama bu tip zıt iki düşünceyi sığ sularda tartışmak istemiyorsak olaya bu şekilde yaklaşmalıyız. Katil miyim? Hayır. Katillere sempatim var mı? Hayır. Çünkü ben bu toplum düzeninde yaşadım, bunlar öğretildi. Fakat doğru değişmez bir olgu olmadığı için sadece benim şu an ki doğrum olmaya mahkum. Göreceli bir doğru. Sözlerimi bir kızılderili atasözü ile bitireceğim. "En son nehir kuruduğunda, En son ağaç kesildiğinde, En son balık tutulduğunda, Beyaz adam paranın yenecek bir şey olmadığını anlayacak." Yani belki gün gelecek anlayacağız ki biz en büyük kötülüğü dünyaya yapmışız. Evrenin küçük bir parçası olan insanın iyiliği üzerinden iyiyi kötüyü tartışırken, evrene yaptığımız haksızlığı unutmuş olabiliriz.
Murat Nahçivani Malzeme mühendisi. Okuycam büyüycem başbakan olucam çılgınlığında başladığı çocukluğunu, ansiklopedi okuyan o garip çocuklar gibi geçirdi. Sonra bitmek bilmeyen eğitim sürecine girişti. Üniversitede münazaracılık yaptı, bu sayede tartışırken sabretmeyi öğrendi. Lakin daha sonra Çağatay insanıyla tanışıp tartışırken densiz olmayı öğrendi. Bir süre saçlarını uzatıp afro bir yaşam tarzı benimsedi. Sonra saçlarını kestirip iş hayatını denemeye başladı. İş hayatı enteresan geldiği için ve karşılığında kendisine para verdikleri için çalışmaya devam etmekte.
Çağatay Aktürk Çocukluğunda astronot olmayı istiyordu lakin radyo tv sinema okudu.
2001 - 2005 yıllarında Cnntürk, Dream Tv, TRT ve prodüksiyon
şirketleri arasında asistan - video editör - yönetmen gibi fani
görevlerle mekik dokudu. 2005 yılında "ben böyle sektörün..." diyerek sektörden koptu ve halkla ilişkiler uzmanı olarak çalışmaya başladı. Şimdilerde bu görevini sürdürse de bir yandan da kendi blogunda yazıp çizmeye devam etmektedir. Ayrıca münazara tarihinde 58 saniyelik anlatıma sahip tek kişidir.(cagatayca.com)