birbirlerinin laflarını keserek değilde, programın sonlarında yaptığı espiri gibi karşı lakırdılar yapması seyirciye daha hoş gösterir, izlettirir.elbet buda benim görüşüm sizde alanınızda bir konuma gelmiş insanlarsınız.sohbetin içeriği güzeldi.günümüzde oluşan insan profilleri yüzyüze iletişimdede toplumda yara alarak devam etmekte ve davranışları kişiye göre yönlendirerek sürüyor.muratında dediği gibi bu siteler bize insanların portföyü konusunda fikir sahibi yapıyor.elbette yüzyüze görüşmek etkisi yapmasada belli bir süre sonra sohbet belli seviyelere ulaştıkça sanal ortamdan çıkıp reele dökülüyor.ki bunu yapan sitelerden biride sanalcafe.comdur.teknolojinin gelişimi ve masaüstü bilgisayarların ufalması ve internetin binlerce kilometre ötemizdekini yanımıza getirebilmesi sayesinde büyük bir avantaj sahibi olduk.istediğimiz an her bilgiyi elde edebiliyor.insanlarla sohbete giriyor bunu ilerletebiliyoruz.tabi bunun ölçüsünü kaçırıp başından kalkamadığımız durumlar ise kronik hastalıktan ibaret oluyor.ve hayatımızda boş kalan tüm zamanları bu hastalaığımızı yaşayarak geçiriyoruz.hayatta yapmaya dikkat ettiğimiz özen gösterdiğimiz noktaları burdada uygulasak bu sorunu atlacağımız kanısındayım.
ölürsünüz cırcır olursunuz :D sakın haaa :)
abicim Çağatay abiye katılıyorum, internet ortamında yaşanılan şey Sub Metin den ibarettir. mimikler olmaz yüz yüze konuşma gibi değildir. onu geç sosyal ağda bulduğum kızı napayım :) bi müddet sonra o sitedeki hesabını kapatmasını isticem kızdan. Benden ayrılcak hesabını açıcak. Hayda nolduk şimdi.
İnternetten sizin için çok özel olacak insanlarla tanışabilirsiniz ama yüzyüze görüşmeden kafanızdaki o insan tam modellenmemiş demektir. Yine süper bi programdı böyle devam başarılar :)
Murat Nahçivani Malzeme mühendisi. Okuycam büyüycem başbakan olucam çılgınlığında başladığı çocukluğunu, ansiklopedi okuyan o garip çocuklar gibi geçirdi. Sonra bitmek bilmeyen eğitim sürecine girişti. Üniversitede münazaracılık yaptı, bu sayede tartışırken sabretmeyi öğrendi. Lakin daha sonra Çağatay insanıyla tanışıp tartışırken densiz olmayı öğrendi. Bir süre saçlarını uzatıp afro bir yaşam tarzı benimsedi. Sonra saçlarını kestirip iş hayatını denemeye başladı. İş hayatı enteresan geldiği için ve karşılığında kendisine para verdikleri için çalışmaya devam etmekte.
Çağatay Aktürk Çocukluğunda astronot olmayı istiyordu lakin radyo tv sinema okudu.
2001 - 2005 yıllarında Cnntürk, Dream Tv, TRT ve prodüksiyon
şirketleri arasında asistan - video editör - yönetmen gibi fani
görevlerle mekik dokudu. 2005 yılında "ben böyle sektörün..." diyerek sektörden koptu ve halkla ilişkiler uzmanı olarak çalışmaya başladı. Şimdilerde bu görevini sürdürse de bir yandan da kendi blogunda yazıp çizmeye devam etmektedir. Ayrıca münazara tarihinde 58 saniyelik anlatıma sahip tek kişidir.(cagatayca.com)