Sol Ok
Lamba Kapalı
Yayın Tarihi: 18/05/2010

Sayın Dilek İlboğa'yı konuk ettik. Çevrimiçi oyun piyasası ve durumun hukuka yansımalarını konuşmaya çalıştık. Bu program sonrasında dijital miras konusunu merak edip araştırdık, çok yakında dijital mirası ele alacağımız programımız da yayında olacaktır.

Dilek İlboğa, dünya çevrimiçi oyun piyasasındaki büyük şirketler için iş geliştirme direktörlüğü yapıyor. Özellikle MMORPG oyunların Amerika ve Türkiye pazarından sorumlu olması ve bu konudaki tecrübesiyle dikkatimizi çektiği için bu konuyu detaylarıyla görüşmek için kendisiyle bir söyleşi yapmak istedik. Dilek İlboğa gibi başarılı bir Türk'ün dünya oyun piyasasının zirve şirketlerinde kilit roller üstlenmesi bizi oldukça gururlandırdı. Bizleri kırmayıp programımıza katıldığı için kendisine bir kez de buradan teşekkür ediyoruz.

Programda kendisiyle şu başlıkları konuştuk:

*Çok oyunculu çevrimiçi devasa oyun piyasasının dünyadaki pazar durumunu, çevrimiçi oyunların kullanıcı sözleşmelerini,
*şirketlerin hatalı kullanımlar karşısında aldığı tedbirleri,
*oyun eşyalarının gerçek dünyada satışını,
*çevrimiçi devasa oyunların amacının ne olduğunu,
*oyun içi eşyaların mülkiyetinin kime ait olduğu hususunu,
*bu türden oyun içi eşyaları miras bırakıp bırakamayacağımızı,
*çevrimiçi oyunlarda yaratılan karakterlerin/askerlerin çalınma hadiselerini,
*Türkiye'de yaşanan ve savcılıklara yansıyan bu türden hak kayıplarını,
*kaçak sunucuların sisteme etkilerini,
*kaçak sunucular hakkında verilen erişime engelleme kararlarını,
*FSEK ek4 maddesi'nin konuyla olan ilgisini,
*oyun içi demokrasisinin var olup olmadığını,
*oyunların bize faydası olup olmadığını,
*oyunların yasaklanıp yasaklanmaması gerektiğini,
*yaş sınırlaması sisteminin Türkiye'de neden olmadığını,
*bu türden oyunların çocukları şiddete yönlendirip yönlendirmediğini,
*çevrimiçi oyunlar hakkında verilen idari yasaklama kararlarını,
*Türk oyun piyasaının durumunu ve gelişme aşamalarıını,
*Singapur ve G.Kore gibi ülkelerde durumun ciddiyetinin nasıl da kavranmış olduğunu,
*TC devletinin de özellikle Türk çevrimiçi oyun piyasasına destek vermesi gerektiğini,
*Üniversitelerde oyun geliştirme konusunda fakülteler açılması gerektiğini...

Sonuç olarak:
Yasaklayarak değil de güzeli ve iyiyi destekleyerek durumun olumlu yönlerinin ortaya çıkarılması gerektiğine karar verdik.
internette olduğu gibi oyunlarda da zarar veren yönlerini ayıklamak yerine ilgili olguya toptan cephe almanın nasıl da yanlış olduğunu tekrar vurgulamış olduk.

Türkiye'nin oyun geliştime konusunda, programcılara ve şirketleri destekler politikalar benimsemesi gerektiğine emin olduk ki bu tür desteklerin sonucunda Türkiye'nin de Singapur ya da G. Kore ile yarışabileceğini düşündük.

Programın sonucunda biz çok bilgilendik, çok keyif aldık.
Umarım siz de aynı şekilde hissetmişsinizdir.

500. programda tekrar kendisiyle görüşmek ve söyleşmek dileğiyle:)