Programın 2. sezonu hayırlı olsun.
@Kürşat zamanla herşeyin daha da güzel olacağına inanıyorum.
@İlker hocam gayet güzel gidiyorsun başarılarının devamını diliyorum.
Öncelikle programı izlerken çok keyif aldığımı belirtmek isterim. Keyif aldığımı söylüyorum çünkü; artık bizi izlemekten soğutan, izlenme oranlarını nasıl yüksek tutacaklarını düşünmekten otomobil sevdasının ruhundan uzaklaşan tv programlarından çok farklı. Sunumun gayet samimi oluşu ve otomobilin rakamsal verilerinden ziyade ruhunun yansıtılması bu programı takip etmemdeki en önemli etken. Sonuçta otomobil ile ilgili rakamsal verilere bu programı izleyebildiğimiz internet ortamından da ulaşabiliriz. Ancak otomobilin ruhunu bize bu sunum yansıtır. Tekrar tüm ekibe teşekkürlerimi sunarım ve başarılarınızın devamını dilerim.
Araç Güzel ama programı sunan arkadaş kusura bakmasın oldukça başarısız konuşmaları çok tutuk ve sanki teknik bilgisi zayıf gibi insan bir motor kaputunu açıp teknik bilgi verir , bagajı açıp bir hacminden bahseder.
İlker Pehlivan Gözünü açar, gördüğü ilk şey kırmızı bir Vosvos’un içidir. Tencere kapağını direksiyon, şaşal şişeyi vites yapıp oynamıştır. Çocukluğu evde otururken yoldan geçen, otomobillerin sesinden modelini tahmin etmekle geçer. İlkokul boyunca beş gün evde iki gün otomobilde yatar. Yaşıtları ‘İlker gel lan top oynayalım’ derken o babasının arabasını yıkayıp sinsice kaçırmayı tercih etmiştir. Ergenlik çağı açık oto pazarlarında geçmiştir. Arabaları dikiz aynasından sileceğinden tanır ayıptır söylemesi. Yani çekirdektendir. Ekonomi servisine stajyer olarak girdiği Radikal Gazetesi’nde üç yıl sonra otomotiv editörü olur. 1992’den bu yana kullanmadığı otomobil sayısı 20 parmağından az gibidir. Çerçeveli şekilde duran Ferrari ehliyeti, Ferrari alacağı günü bekler…