Olacak mı, olmayacak mı? Görüşecekler mi, görüşmeyecekler mi derken sonunda oldu. 36 yıldır bir türlü çözülemeyen Kıbrıs Sorunu’nu halletmek için taraflar, New York’a geldiler ve görüşmelere başladılar.
Ancak, bu görüşmeler dolaylı yoldan; yani aracı kullanılarak yapılıyor. Aracı olansa, Birleşmiş Milletler genel sekreteri Kofi Annan ve yardımcıları. Adanın iki lideriyle de ayrı ayrı konuşup, tarafları ortak bir noktada buluşturmaya çalışıyorlar. Ve işte bu görüşmeler de Birleşmiş Milletler binasının 38’inci katında yapılıyor. Tabi burada sadece Kıbrıslı Türkler ve Rumlar yok; Türkiye, Yunanistan ve özellikle de Amerika, bütün bu olan biteni dakikası dakikasına izliyor. Ayrıca, İngiltere’nin, Fransa’nın, Almanya’nın ve İskandinav ülkelerinin Kıbrıs koordinatörleri de burada. Herkes tarafları bir şekilde bir araya getirebilmek için yoğun çaba harcıyor. Anlayacağınız, Birleşmiş Milletler binasının koridorlarında ve tarafların kaldıkları otellerde yoğun diplomasi; hummalı pazarlıklar ve hatta kulisler yapılıyor.
İşte biz de bu dosyamızı 36 yıldır çözülemeyen Kıbrıs sorununa ayırdık. Acaba, kapalı kapılar ardında neler konuşuluyor? Bu defa, gerçekten de, adada kalıcı bir çözüm bulunabilecek mi? Yoksa, buradaki uzun diplomasi maratonunun ardından yine her şey eskisi gibi devam mı edecek? İşte, bütün bu sorulara, hep birlikte yanıt bulmaya çalışacağız.
Mithat Bereket Ülke ve dünya gündemini takip eden hemen herkes mutlaka Mithat Bereket ismini duymuştur. Kendisi yaklaşık 15 yıldan beri çalıştığı basın aleminde özellikle hazırladığı haber programlarıyla bizleri Türkiye ve dünyanın dört bir köşesine taşıdı.
Şu sıralar genellikle stüdyolardan bizlere sesleniyor olsa da Mithat aslında saf kan bir savaş muhabiri. Bosna, Halepçe, Kosova, Irak, Afganistan, Çeçenistan, Filistin kısacası sıcak çatışma neredeyse O mutlaka orada ve haber verme çabası içerisindedir.