dubai'nin hayvani binalar dikmesi aslinda ne kadar ezik bir emirlik oldugunun göstergesidir. cünkü, medeniyet denilen olan tebonla dikilmez. bu kadar medeniyet deniyet denilen olaydan uzak olacaksin ve de bir cölü sirf eziklik ugruna, sirf imaj ugruna sunii bir sekilde betondan yeniden insaa edeceksin. bu ezikliktir. hertarafi devasal binalar olsa kac yazar medeniyet denilen olaydan nasibini almadiktan sonra. nerde yasamali olayina gelecekse paran varsa git bagceli bir ev al otur babalar ii habcende mangalini yap keyfina bak. ve yüksel binalarda yasamak o kadar iskencedir ki binlerce posta kutusu icinde posta kutusunu bile bulmakta zorlanirsiniz. yani kisaca cok kisinin yasadigi binalarda kurallara uymak zorundasiniz. yani özgür degilsiniz. oysa müstakil ir evde allah da sizsizin kral da sizsiniz. o yüzden cok kisinin yasadigi devasal binalarda yasamanmaz diyorum. modernite olayi gayet tabi ki müstakil evlerde de ve ya iki üc katli binalarda da mümkündür. bu is para isi.
residance candır :) siteler ziyadesiyle uzak 'metropol' yaşamından. Sahte bir 'doğallık' var..[ bi de Çağatay, Murat'a yüklenme bu kadar, bi gün error verecek :P ]
Komşularla dostluk kurabilmek güzel bir şey olsa gerek ama komşunu sen seçmiyorsun maalesef. 11 yıldır aynı apartmanda oturuyorum. Yönetici dışında kimseyi tanımıyorum. Ha bide aşağı katta müziğin sesini kıs diye gelen biri var onu tanıyorum ama artık oda gelmiyor. Yerden metrelerce yüksekte bir evde harika bir manzarada oturmak mı? Yoksa bahçeli bir evde (mümkünse havuzlu) bir evde oturmak mı? Bence kesinlikle 2.si.
Murat Nahçivani Malzeme mühendisi. Okuycam büyüycem başbakan olucam çılgınlığında başladığı çocukluğunu, ansiklopedi okuyan o garip çocuklar gibi geçirdi. Sonra bitmek bilmeyen eğitim sürecine girişti. Üniversitede münazaracılık yaptı, bu sayede tartışırken sabretmeyi öğrendi. Lakin daha sonra Çağatay insanıyla tanışıp tartışırken densiz olmayı öğrendi. Bir süre saçlarını uzatıp afro bir yaşam tarzı benimsedi. Sonra saçlarını kestirip iş hayatını denemeye başladı. İş hayatı enteresan geldiği için ve karşılığında kendisine para verdikleri için çalışmaya devam etmekte.
Çağatay Aktürk Çocukluğunda astronot olmayı istiyordu lakin radyo tv sinema okudu.
2001 - 2005 yıllarında Cnntürk, Dream Tv, TRT ve prodüksiyon
şirketleri arasında asistan - video editör - yönetmen gibi fani
görevlerle mekik dokudu. 2005 yılında "ben böyle sektörün..." diyerek sektörden koptu ve halkla ilişkiler uzmanı olarak çalışmaya başladı. Şimdilerde bu görevini sürdürse de bir yandan da kendi blogunda yazıp çizmeye devam etmektedir. Ayrıca münazara tarihinde 58 saniyelik anlatıma sahip tek kişidir.(cagatayca.com)