Social Bits “Kentteki Toplumsal Verilerin Cisimleşmesi” sergisinde medya sanatı yoluyla olası çıktı yollarını keşfetmeyi ve kentin manzarasındaki görünmeyen bilgiyi görüntülemeyi hedeflemektedir. Social Bits grup üyeleri: Mahir M. Yavuz, Jayme Cochrane, h.o (Hide Ogawa, Taizo Zushi, Jun Yura ve Emiko Ogawa)
Gün geçtikçe kentteki hayat değişmekte ve sanal platformlardan gelen bilgilerden etkilenmektedir. Sanal dünyalarda yarattığımız bilgiler gerçek hayata karışarak kentlerdeki gündelik hayata ilişkin etkinliklerin bir parçası haline gelmektedir. Kümesel zeka (cloud intelligence), çevrimiçi sosyal ağlar ve medya cepheleri gibi kentsel görüntülemede kullanılan yeni teknolojiler, kentte yaşayanlar tarafından oluşturulan bilgileri keşfetmek ve sunmak için yeni bir yol göstermektedir. Çoğu zaman gerçek hayat deneyimlerimiz hakkında olan edindiğimiz bilgilerin kaynağı, bilgiyi paylaşmak için kullanılan teknolojiler (kümesel işlem ve sosyal ağlar) ve bilgiyi görüntülemede yararlanılan olası ortamlar Kentsel Bilgi Arayüzleri olarak adlandırılabilecek yeni bir alanda birleşmektedir. Süregelen bu birleşme yeni sanat ve ticaret alanları ortaya çıkarmanın yanı sıra kentte yaşayan toplumu önlenemez bir etki altına almaya başlamaktadır.
Malcolm McCullough “Digital Ground” (‘Sayısal Zemin’) adlı kitabında “sanal dünyalar inşa etmekten bilgi teknolojisini fiziksel dünyanın toplumsal ortam karmaşıklıklarına katıştırmaya doğru gelişen bir paradigma kayması” olduğundan söz etmektedir. Katışık teknolojiye ilişkin bu yeni manzarada, mimari ile sanal bilgiler arasında, internetten gelen gerçek zamanlı toplumsal verileri okumak ve keşfetmek üzere mimariyi etkileşimli yüzeye dönüştüren bir arayüz yaratma fırsatı bulunmaktadır. Bu noktada, gelecekte sanal platformlar ile fiziksel kent yaşamı arasında oluşabilecek bir geribildirim döngüsünden söz edilebilir mi? Sanal bilginin çevreyi ve mimariyi şekillendirmesine izin verirsek ne olur? Bu geribildirim iletişimin hızı ve nitelikleri ile toplumun dinamiklerini nasıl etkiler?