Arkadaşlar çok güzel bir progam, güzel bir fikir ancak gerçekten kendinizi geliştirmeniz gereken çok nokta var. Bence en önemlisi; lütfen araçların sadece olumlu noktalarını saymayın, siz aracın testini yapıyorsunuz reklamını değil. Dacia logan gibi güvenlikten nasibini almamış, leş bir arabanın da olumsuz bir noktasını bulamıyorsanız size söyleyecek söz bulamıyorum. Ayrıca programı sunan arkadaşın sunumu gerçekten çok kötü. Böyle bir programı yapabilecek kapasitede olduğundan hiç şüphem yok ancak diksiyon olarak kendisini geliştirmeli. Çok fazla uzatmak istemiyorum. Sonuç olarak; güzel bir fikir, amatör ruhla güzel şeyler ortaya çıkarılmaya çalışılıyor, program içindeki grafikler ve media kısmı kaliteli ancak geliştirilmesi gereken şeyler var. Başarılar diliyorum.
İlker Pehlivan Gözünü açar, gördüğü ilk şey kırmızı bir Vosvos’un içidir. Tencere kapağını direksiyon, şaşal şişeyi vites yapıp oynamıştır. Çocukluğu evde otururken yoldan geçen, otomobillerin sesinden modelini tahmin etmekle geçer. İlkokul boyunca beş gün evde iki gün otomobilde yatar. Yaşıtları ‘İlker gel lan top oynayalım’ derken o babasının arabasını yıkayıp sinsice kaçırmayı tercih etmiştir. Ergenlik çağı açık oto pazarlarında geçmiştir. Arabaları dikiz aynasından sileceğinden tanır ayıptır söylemesi. Yani çekirdektendir. Ekonomi servisine stajyer olarak girdiği Radikal Gazetesi’nde üç yıl sonra otomotiv editörü olur. 1992’den bu yana kullanmadığı otomobil sayısı 20 parmağından az gibidir. Çerçeveli şekilde duran Ferrari ehliyeti, Ferrari alacağı günü bekler…